House M.D. son sezonunda. Bitmesine yakın bir arayış içine girmiştim, onun gibi yıllarca bırakmayacağım bir dizi bulsam diye. Sonra dizi aramamın gereksiz olduğunu farkettim, çünkü film izlemek varken neden böyle fani bir arayış içindeyim ki diye düşündüm. Ömür biter, film bitmez. Hem de aralarında henüz izlemediğim yüzlerce harika film olduğunu düşündükçe iyice heyecanlandım. Bir engel çıkmadığı sürece, her hafta en az bir film izleyeceğim. Beğendiklerimi de burada afişe edeceğim. Roger Ebert'in tavsiyelerinden ikisiyle başladım bu hafta, ama sadece biri burada anlatılmaya hak kazandı. Film, Ebert'in 2009'un en iyi animasyon filmleri listesindeydi, görüp afişine kapıldım. Filmi buldum, izledim ve filmden tam manasıyla dayak yemiş gibi çıktım.
Lübnan iç savaşında İsrail ordusunda görev yapmış ve artık yaşlanmış bir yönetmenin bilinç altına atıp unuttuğu geçmişini arayışını izliyoruz. Film, savaştan bir haber genç bir insana üniforma giydirip savaşmasını söylediğinizde, o gencin dünyayı nasıl gördüğünü anlatıyor başından sonuna kadar. Ama film bir belgesel. Röportajlar giriyor araya. Gerçekler anlatılıyor, gerçekten yaşayan muhabirler, askerler ve siviller tarafından. Sonunda, filmi iyi ki animasyon yapmışlar, gerçek başka türlü anlatılamazdı diyorsunuz. Gerçeklerden nefret ediyorsunuz, savaştan ve insanın insana yapabildiklerinden tiksinerek.
